2. BÖLÜM | ALMANYA’DA UZMAN AÇIĞI OLAN MESLEKLER


Almanya’da nitelikli işgücüne acilen ihtiyaç duyulan iş alanlarına detaylı bakış

UZMAN AÇIĞI

Merhaba…

Bu yazıda, Almanya’da uzman açığı olan mesleklerden, iş kollarından detaylı bir şekilde bahsedeceğim…

Öncelikle, çok net bir şekilde belirtip altını çizeyim:

Yeni yasayla Almanya’da -belirli koşulları yerine getirdiği takdirde tabii ki- her meslek sahibi iş arayabilecek. Ne mesleklere ne milliyetlere bir kısıtlama, sınırlama yok. Yeter ki bir mesleğiniz olsun ve meslek eğitiminizi belgeleyen bir diplomanız olsun. Almanya’da uzman işgücü açığı bütün iş alanlarında, bütün meslek kollarında mevcut…

Pek tabii ki, bazı mesleklere olan ihtiyaç daha fazla ve bir pozitif liste veya başka bir adıyla, bir beyaz liste var. Ben de zaten bu yazıda söz konusu listeden bahsedeceğim daha çok.

Ama bu listeye geçmeden önce kısaca şu “meşhur” nitelikli işgücü açığının genel sebeplerinden bahsetmek istiyorum biraz. Yani, Alman kanun düzenleyicileri durup dururken bu yasayı çıkarmadılar mutlaka. Almanya’nın artık bu yasaya ciddi şekilde ihtiyacı vardı ve tabir yerindeyse bıçak kemiğe dayanmıştı. Zaten uzun yıllardır üzerinde konuşulan, tartışılan bir konuydu bu ve artık daha fazla zaman kaybedilmeden -her ne kadar muhalefet tarafından eksik, yetersiz görülse de- meclisten onay aldı ve çok yüksek ihtimalle 1 Mart 2020’den itibaren de yürürlüğe girecek…

Peki bu açık nereden kaynaklanıyor?

Açığın en önemli sebebi yaşlı nüfus ve mevcut çalışan nüfusun da giderek yaşlanıyor olması. Emekliye ayrılanların yerine açığı kapatacak oranda genç nüfus yetişmiyor. Halihazırda Alman işgücü piyasasında yaklaşık 47 milyon çalışan var. Eğer işler kendi haline bırakılırsa, yani yabancı ülkelerden işgücü göçü sağlanmaz ve mevcut işgücü kaynaklarının da en verimli şekilde piyasaya katılımını sağlayacak tedbirler alınmazsa bu sayının 2060 yılı civarında 29 milyonun altına düşmesi bekleniyor. Nüfusu 80 milyonun üzerinde olan bir ülke için durum aslında tüyler ürpertici. Yasa için bu kadar geç kalınması bile belki de büyük hata. Önceleri diğer Avrupa ülkelerinden bu açığı kapatmaya çalıştılar, fakat doğal olarak o da yeterli gelmedi. Kaldı ki diğer Avrupa ülkelerinde de durumun çok daha farklı olduğu söylenemez.

Bunun üzerine Avrupa Birliği üyesi olmayan Balkan ülkelerindeki işgücüne yönelik ek bir yasa çıkarıldı ama zamanla o da yetersiz kaldı. Avrupa dışında yaşayanlar için de bir süredir Mavi Kart seçeneği var sorunu çözebilmek adına geliştirilmiş. Fakat o da pratikte sadece, nitelikli işgücü açığının devasa boyutlarda olduğu kısıtlı alanlarda ve yanısıra akademisyenler, bilim insanları için uygulamada kaldığından istenilen dinamizmi getiremedi. Almanya’da Mavi Kart seçeneğinden çoğunlukla yüksek sayılabilecek bir kazanç seviyesinin üzerinde gelir elde edecek işgücü grupları faydalanabildi. Mavi Kart, yeni yasanın yürürlüğe girmesinden sonra da bir seçenek olarak devam edecek gibi görünüyor. Öyle veya böyle Almanya, bu büyük tehdit karşısında bugüne kadar çözüm bulamadı. Şimdi umut yeni yasada…

Hatta yasanın meclis gündemine sunulduğu ve tartışıldığı dönemde, Almanya’nın en etkili gazetelerinden biri olan Süddeutsche Zeitung, konuyla ilgili ilk haberi paylaşırken son derece romantik bir giriş yapmıştı. Şöyle başlıyordu haber:

“Libya’daki mühendisler evlerinde işsiz güçsüz, boş otururken Alman atölyeleri sahipsiz kalıyorsa; Ermeni fizyoterapist Almanya’da bir iş için nafile hayaller kurarken buradaki muayenehanelerin bekleme odaları dolup taşıyorsa, o zaman muhtemelen bir şeyler yolunda gitmiyor demektir…”

İşin aslı, artık Almanya’da hemen herkes durumun farkında ve bu konuda artık nitelikli işgücüne göç yollarını açmaktan başka kısa vadede soruna çözüm getirebilecek daha etkili bir yöntem de yok gibi görünüyor.

Bu arada, okullar ve iş dünyası arasında yeterli ve sağlıklı iletişimin olmaması; işgücü açığının daha yoğun hissedildiği mesleklere gençlerin yönlendirilmesinde çok başarılı olunamaması da, konuyla ilgili şikayetler arasında.

Fakat tabii şunu da belirtmek lazım, Almanya bunu muhtemelen yine kendi iç dinamikleri içerisinde değerlendiriyor. Yani falanca ülkelere kıyasla değil kendi standartlarına göre değerlendirerek, “bu konuda başarısız olduk” hükmünü veriyorlar. Çünkü Alman eğitim sistemi kalite ve yönlendirme konusunda, şahsi kanaatimi söyleyeyim, her şeye rağmen dünyanın önde gelen sistemlerinden birisidir.

Fakat öyle veya böyle, ortada buz gibi bir gerçek var: Almanya’da nitelikli işgücü açığı artık yama tutmuyor…

E hâl böyle olunca, Avrupa’nın en büyük, dünyanın Amerika ve Çin’den sonra 3. en güçlü ekonomisinde, deyim yerindeyse paçalar tutuştu…

Bu güçlü ekonomiyi sürekli kılabilmek için ve özellikle sanayi ve teknolojide, tıpta ve bilimsel araştırmalarda daima ön sıralarda olan yerini koruyabilmek için, Almanya’nın artık her yıl, yüz binin üzerinde yeni eğitimli çalışana ihtiyacı var. Ve bu ihtiyaç artarak devam edecek.

Ha tabii Almanya, her CV gönderene de “gel evladım” demeyecek mutlaka. İyi eğitim istiyor, eğitim iyi değilse veya kendi standartlarına göre eksikse, orada veya burada tamamlanmasını istiyor, tecrübe tercih sebebi diyor, ve illa ki lisan istiyor. Bunu bir daha söyleyeyim, lisan istiyor. Niyeti ciddi olanlar, lütfen, yarından tezi yok lisan eğitiminize başlayın, vakit kazanın. Her adayın önünde, adımlar dikkatli atıldığı takdirde sorunsuzca aşılabilir ama yoğun bir süreç var. En güzel iş bitmiş iştir. Başlamak da bitirmenin yarısıdır. Bir ucundan başlayın ki, hiç değilse işin yarısı bitmiş olsun.

Kaldı ki, bu bir ön şart olmasaydı bile, uzun yıllar yaşamak niyetinde olduğunuz bir ülkenin dilini konuşamamak size çok sıkıntılar yaşatırdı. Bunu yine buradaki gözlemlerimden biliyorum. Yine kendi fikrimi söyleyeyim; bir başka ülkeye sadece İngilizce’ye güvenerek, ancak tatile gidilebilir. Gidişin üçüncü bilemediniz beşinci ayında sorunlar patlak vermeye başlar.

En başta söylediğimi hatırlatarak “Beyaz Liste” konusuna tekrar bir giriş yapayım. Almanya’da tüm meslek dallarına ihtiyaç var. Fırıncıdan, duvar ustasından beyin cerrahına kadar, iş aramayla ilgili hiçbir meslek kolunda sınırlama yok.

Fakat, bazı mesleklerdeki ihtiyaç artık kırmızı alarm seviyesinde. Dolayısıyla şansları da tabii ki diğerlerine nazaran daha yüksek.

Beyaz Liste’nin en tepesindeki iki meslekle başlayalım:

Her branştan hemşire ile hastabakıcılar ve “IT” yani bilgi teknolojileri sektöründe çalışanlar. Yazılım uzmanları örneğin…

Hemşire ve hastabakıcılar ile IT sektöründe çalışanların Almanya’da yolları olağanüstü açık, iş bulma şansları diğer tüm sektörlere kıyasla çok ama çok fazla…

Yalnız lütfen doğru anlaşılsın, “kıyasla” diyorum; yani her hemşire buraya gelir ve kesin iş bulur gibi anlaşılmasın lütfen. Fakat süreci doğru yöneten, ilgili belgelerini eksiksiz sağlayıp istenilen seviyede Almanca da öğrenen her hemşire veya hastabakıcı, Almanya’da iş bulma konusunda çok yüksek şansa sahip. Çok yüksek…

Bilişimcilere, yazılımcılara ise çağın gereği dünyanın her yerinde zaten olağanüstü bir talep söz konusu.

Hemşirelere olan ihtiyaç konusunu ben kişisel olarak bile teyit edebilirim. O kadar çok konuşuluyor ki sağda solda, görsel ve yazılı basında, günlük hayatta; gözlemlememek mümkün değil. Özellikle bir branşta uzmanlaşmış olanlara, şartları sağladıkları takdirde, kapılar ardına kadar açık.

UZMAN AÇIĞI

Burada tabii yine yaşlı nüfusun etkisini görüyoruz. Sağlık sektöründeki uzman işgücü açığıyla yaşlı nüfusun çok daha kuvvetli bir doğru orantısı var. Burada ilişki çift taraflı.

Yani, yaşlı nüfus tıbbi hizmetlere daha çok ihtiyaç duyuyor olması itibariyle de bu konu özelinde başrol sahibi. Özellikle yaşlı bakımevlerinde ihtiyaç büyük.

Bunun yanısıra Çocuk Hastalıkları, Yoğun Bakım ve Anestezi, Klinik Geriatri, Nevroloji, Onkoloji, Ameliyat ve Endoskopi, Psikiyatri ve Rehabilitasyon branşlarında da hemşire ve hastabakıcı açığı çok yüksek seviyelerde.

IT sektöründeki uzman açığı, dünyanın teknoloji konusunda ileri gelen neredeyse tüm ülkelerinde olduğu gibi Almanya’da da oldukça büyük. IT sektörü çatısı altına girebilecek mesleklerde şu an itibariyle 82 bin açık pozisyon var. Almanya bir teknoloji devi. Dünyaca ünlü markalarını burada saymakla bitiremeyiz; bunda hemfikirizdir. E bu teknolojinin sürekliliğinin, bu konudaki önderliğin devamının sağlanabilmesi için de bilgi teknolojileri sektöründe uzmanlaşmış işgücüne ihtiyaç var. Almanya doğal olarak bu ihtiyacı en çok hisseden ülkelerden birisi. Ve bu ihtiyaç, çağımızın şartları düşünüldüğünde hiç bitecekmiş gibi de görünmüyor.

Bilgi Teknolojileri alanında her türlü nitelikli işgücüne acil ihtiyaç duyulmakla birlikte, bu konuda da yine “kırmızı alarm” bir liste var. Bilgisayar mühendisleri, yazılım mühendisleri, ERP (Enterprise Resource Planning) uygulama geliştiricileri, IT ürün geliştiricileri, yazılım programcıları ve özellikle de Java programcıları bu listenin en tepesinde yer alıyorlar.

Ben son yıllarda çok sık, Hint asıllılar görüyorum şehirde örneğin. Biliyorsunuz onlar IT konusunda kendilerini çok geliştirmiş bir millettir. Muhtemelen buralara geliş sebebi de, geçici veya kalıcı görevlerle bilemiyorum, budur diye düşünüyorum.

Tabii bu tamamen benim kişisel gözlemim, mutlaka bir miktar önyargı da barındırıyordur ancak Hint asıllı birini görünce aklıma doğrudan yazılım, bilişim vs. geliyor…

Neyse, onlar ne sebeple geliyor olurlarsa olsunlar, IT konusundaki açık da tıp alanındaki açık kadar derin ve aciliyet arzediyor. Bunu yüzde yüz biliyoruz en azından.

Tıp demişken, tıptan devam edelim…

“Beyaz Liste”deki diğer meslekler arasında neredeyse her branştan hekimler de var. Listede pratisyen hekimler en başta olmak üzere tam 42 farklı branş listelenmiş. Bunları şimdi tek tek saymak çok mantıklı olmaz ama Patolojiden Ürolojiye, Nörolojiden Kulak-Burun-Boğaza birçok farklı branş var acil ihtiyaç listesinde. Tekrar belirtelim, listede olmayan branşlar için de herhangi bir kısıtlama yok. Sadece, bu bölümde anlattığım ve anlatacağım mesleklere acilen ihtiyaç var; bu listenin bugün itibariyle tek önemli yanı bu.

Gelelim mühendislere…

Mühendisler için de durum hekimlerden çok farklı değil.

Zira her alandan, her branştan mühendise ihtiyaç var. Genel olarak nitelikli işgücü bulmakta sıkıntı çeken bir sanayi ülkesinde aksi şaşırtıcı olurdu zaten.

Bazıları ise yine çok acil. Listenin en başında metalurji ve kaynak mühendisliği var. Makine mühendisliği, özellikle konstrüksiyon mühendisliği, mekatronik ve otomasyon teknolojisi ile doğrudan veya dolaylı ilgisi olan tüm mühendislik dalları, elektrik ve elektronik mühendisliği, teknik araştırma ve geliştirme ile ilgili mühendislik branşları da listede yine acil olarak belirtilenler arasında.

Üniversite diploması gerektiren ve yine listede göze çarpan diğer meslekler arasında biyologlar, kimyagerler, jeologlar, jeo-ekologlar, mineraloglar ve matematik, fizik ve biyoloji ile doğrudan veya dolaylı olarak ilişkili tüm branşlar dikkat çekiyor…

Meslek okullarından ve meslek yüksek okullarından alınmış mezuniyet belgeleriyle girilebilecek işlerde acilen ihtiyaç duyulan meslek kollarının en başında, mekatronik teknikerliği ve otomotiv sektörünü ilgilendirebilecek tüm diğer alt meslek grupları yer alıyor. Almanya, malumunuz, otomotivde bir dünya devi ve dünyaca tanınmış birçok motorlu araç markasına sahip. Hal böyle olunca, nitelikli işgücü konusundaki krizden en çok nasibini alan sektörlerden biri de tabii ki otomotiv sektörü oluyor.

Makine, elektrik, elektronik teknikerleri ile endüstriyel tasarım elemanları ve teknologlar, yine listenin ilk sıralarında yer alan meslekler.

UZMAN AÇIĞI

Kontrol ve otomasyon teknikerliği, kablo ve elektrik tesisatçılığı, sıhhi tesisatçılık, klima ve kalorifer başta olmak üzere her türlü montaj işçiliği, izolasyon işçiliği, paratöner teknisyenliği ve tren makinistliği de listede dikkat çeken diğer meslekler arasında.

Ben bizzat Alman demiryollarında da halihazırda görevli olduğum için, özellikle makinist açığıyla ilgili durumu şahsen de teyit edebilirim. Alman demiryolları her iki-üç ayda bir Almanya’nın her bölgesinde makinist eğitimi vermek için, üstelik de şirkete oldukça pahalıya patlayan kurslar açarak personel yetiştirmeye çalışıyor ve buna rağmen makinist açığını kendi imkânlarıyla kapatabilecek gibi de görünmüyor.

Buna bizzat şahidim…

Beyaz Liste, ya da buradaki adıyla Pozitif Liste oldukça kabarık. Çok uzatıp konuyu dağıtmamak için bazı meslekleri genel itibariyle anıp geçtim. Örneğin her dalda mühendise ihtiyaç duyuluyor fakat ben listenin en tepesindekileri, en dikkat çekenleri saydım sadece. Ancak detaylarıyla ve alt meslek gruplarıyla ya da tüm ihtiyaç duyulan branşlarıyla her mesleği saymaya kalktığımızda inanın sayfalar tutuyor.

Üstelik başta da söylediğim gibi, bunlar sadece acilen ihtiyaç duyulanlar. Yani aslında her alanda, her branşta nitelikli işgücüne ihtiyaç var. “Almanya’da iş aramak, mesleğimi icra etmek istiyorum ama benim mesleğim listede yok” şeklinde düşünmeyin diye tekrar bu hatırlatmayı yapıyorum. İhtiyaç istisnasız her alanda.

Çünkü Almanya, şimdiye kadar anlattıklarımdan sizin de çıkaracağınız gibi, bu konuda sadece günü kurtarmak çabasında değil; uzun vadeli bir plan yapılmış ve çok yakın zamanda da bu plan uygulamaya koyulacak…

Acil şekilde uzman açığı olan meslek gruplarını mümkün mertebe ayrıntılı bir şekilde ele almaya çalıştığımız bu yazımızın da sonuna geldik…

Sizin de soru ve önerileriniz olursa lütfen bize yazın. İletişim bilgilerimizi bu vesileyle tekrar paylaşayım:

Bizimle iletişime geçmek için, bilgi@almanyadahayat.com adresine e-posta gönderebilirsiniz. Veya doğrudan sitemizde bulunan iletişim formunu doldurarak da bizimle temas kurabilirsiniz.

Bunların yanısıra, şahsıma ait twitter hesabımdan da konuyla ilgili düzenli olarak paylaşımlarda bulunmak niyetindeyim. Dilerseniz beni twitter’dan da takip edebilirsiniz. Paylaşımlar altında fırsat buldukça fikir alışverişinde bulunabiliriz.

Twitter hesabım: @ilkersagdilek

Lütfen bu blog yazılarını paylaşarak, ihtiyaç duyabileceğini düşündüğünüz yakınlarınızı da haberdar etmeye özen gösterin. Bu bilgilere ihtiyacı olan ne kadar çok kişiye ulaşabilirsek o kadar faydalı bir iş yapmış oluruz.

Bir sonraki yazımızda, Almanya’da iş aramaya başlayabilmek için atılması gereken ilk adımların ayrıntılarına gireceğiz. Örneğin öncelikle diplomanızın denkliğini almanız için yapmanız gerekenler nelerdir, dil öğrenme konusunda ne kadarlık bir zaman dilimine ihtiyaç duyacaksınız, iş başvurusu yaparken nelere dikkat etmek gerekir gibi önemli konulara mümkün olduğunca detaylı bir şekilde değinmeye çalışacağım…

Okuduğunuz için teşekkürler…

Kendinize iyi bakın, hoşçakalın…

BU İÇERİĞİ YOUTUBE’DA İZLEYİN

YAZIYI PAYLAŞIN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir